İçeriğe geç

Ayların İngilizceleri nelerdir ?

Ayların İngilizceleri Nelerdir?

Bazen hayat, bir takvime bakıp geçen ayın nasıl geçtiğini anlamamak gibi garip bir duygu uyandırır. Hani deriz ya, “Yine mi yeni yıl geldi?” Ya da iş yerinde birinin doğum gününü kutlarken “Bu ayda mıydı ya?” diye sorarız. O anların bazılarında takvimin işleyişi sadece iş hayatının bir parçası olmaktan öteye gider ve küçük bir göz kırpması gibi gelir. Her şeyin temeli aslında zamanın düzenidir ve takvimdeki aylar, hayatın koşuşturması içinde çok önemli bir yer tutar. Peki, ayların İngilizceleri nelerdir? diye merak ettiniz mi? Bu yazıyı yazarken, çocukluğumdan iş hayatıma kadar bir çok anı aklıma geldi. Gelin, biraz zamanın akışına dalalım ve ayların İngilizceleri üzerine keyifli bir keşfe çıkalım.

Çocukluğumdan Bugüne: Aylar ve Ben

Çocukken, annemle mutfakta yemek hazırlarken her zaman takvimden ayları sayardım. Bir bakardım Ocak, sonra Şubat, Mart… O sıralar “Aylar neden böyle sıralanmış?” diye düşünmedim tabii. Hedefim, okul tatilinin ne zaman olduğunu bulmaktı. Her ayın ardından gelen tatil, hele de yaz ayları, gerçekten birer müjde gibiydi. Şimdi de işler biraz daha değişti ama ayların sıralaması hala benim için önemli. Özellikle ekonomi okuduğum yıllarda, zamanın düzeni ve mantığı üzerine çok düşündüm. Takvimler sadece günlük yaşantıyı düzenlemekle kalmaz, aslında bir yılın nasıl geçeceği ve nereye odaklanacağımızı da belirler.

Ama merak etmeyin, sizlere bu yazıyı sadece nostaljik bir havada yazmak gibi bir amacım yok. Verilere dayalı, sağlam bir bilgi aktarımı yapalım.

Ayların İngilizceleri Nelerdir?

Hadi şimdi biraz daha teorik bir zemine geçelim. Aylar hem günlük yaşamın hem de iş dünyasının temel unsurlarından biri. Eğer bir takvim varsa, o takvimin aylarını bilmek önemli. Özellikle uluslararası bir ortamda çalışıyorsanız, İngilizce bilmek işinizi kolaylaştırabilir. O zaman hemen başlayalım:

January (Ocak)

Yeni yılın ilk ayı! Hem de yılın başlangıcının getirdiği o temizlik hissiyle dolu bir ay. Ekonomik raporlar genellikle Ocak ayında gelir, insanlar tatilden döner, iş hayatı başlar. Hani her şeyin başladığı zaman.

February (Şubat)

Ocak’tan sonra biraz daha soğuk, ama aynı zamanda “Sevgililer Günü” heyecanı da var. Şubat, ekonomistlerin “finansal yılın değerlendirilmesi” gibi konuları masaya yatırdığı, hesap kitap işlerinin arttığı bir dönemdir. Bu ayda doğan insanları kutlamak için “En özel gününüz” demek, çok klişe ama gerçek.

March (Mart)

Baharın müjdecisi Mart! Çocukken okulda Mart ayında “bahar şenlikleri” olurdu ve bu, okula olan tüm ilgiyi artıran tek şeydi. Hala bir çok şirketin finansal yıl sonu gelirlerinin gözden geçirildiği dönemi hatırlatır. Hangi işin karlı olduğu, hangi sektörün hızla büyüdüğü… Hep Mart ayında netleşir.

April (Nisan)

Nisan, yağmur ayı… Ama bir yandan da her şeyin başlangıcı. İklim değişimlerini tartıştığınızda, ilkbaharın güzelliğiyle birleşir. Ayrıca, finansal raporlar hazırlandıktan sonra şirketlerin “yeni başlangıçlar” yapması gerektiği dönemi işaret eder.

May (Mayıs)

Mayıs, yazın habercisi. Çoğu kişi tatil planları yapar, dışarıda hayat biraz daha canlanır. Üniversite sınavları, iş hayatındaki bazı değişiklikler ve yaz tatilinin heyecanı bu ayda yaşanır. “Mayıs’ın sonu, baharın başlangıcı” derler ya, işte o anı simgeler. Ekonomik olarak ise büyüme verilerinin yavaş yavaş göründüğü bir aydır.

June (Haziran)

Haziran, yaz tatilinin ilk ayıdır. Okul bitmiştir, işyerleri yoğunluğa girer. Bu dönemde tatil hazırlıkları başlar, insanlar “Yaz geldi!” demek için Haziran’ı bekler. Ekonomik açıdan ise yeni projelerin başlanmasıyla ilgili hazırlıkların yapıldığı bir aydır.

July (Temmuz)

Temmuz sıcağının zirveye çıktığı ay… İstanbul’dan İzmir’e gitmek ve o sıcak havada denize girmek gibidir. İş hayatı biraz duraksar, herkes yaz tatilinin keyfini çıkarır. Hatta bazen “Temmuz” deyince işten feragat etmeyi hayal edersiniz. Ama unutmayın, bu ayda tatilin tadını çıkaranlar kadar, biriken işlerini çözmeye çalışanlar da vardır.

August (Ağustos)

Ağustos, gerçekten o dinlenme dönemi… Ama yine de, iş dünyasında “yaz tatili sonrası” denilen döneme hazırlık başlar. Takvimdeki bu ay, iş dünyasında planlar, hedefler için kritik bir aşamadır.

September (Eylül)

Eylül, sonbaharın başlangıcı ve okulun tekrar açılması. O tatil döneminin sonu, iş hayatında yeniden başlama dönemi. Eğer bir ekonomist ya da girişimciyseniz, “Eylül” her zaman yeni bir fırsat anlamına gelir.

October (Ekim)

Ekim, biraz daha serin, ama yine de verimli bir aydır. Sonbahar rüzgarı iş hayatında da etkili olur. Ancak aynı zamanda kasvetli bir ay gibi görünse de, yılın son çeyreğine giriş yapmak için en iyi zamandır.

November (Kasım)

Kasım, genellikle sonbaharın sonuna yaklaşırken hava daha soğur. İyi bir iş hayatı için yapılan planların son şekilleri bu dönemde alınır. Çoğu kişi için Kasım, en yoğun iş ayıdır.

December (Aralık)

Aralık, yıl sonunun habercisi ve tatilin başlangıcıdır. Yeni yıl heyecanı başlar. Bu dönemde işler yoğunlaşır ve takvimdeki son sayfalara gelinir. Ekonomik olarak ise yıl sonu raporları tamamlanır, tatil planları yapılır.

Ayların İngilizceleri ve Kültürel İlişkiler

Ayların İngilizceleri aslında bir kültürün, bir sistemin sonucu olarak karşımıza çıkar. Mesela, bazı insanlar İngilizce ay adlarını öğrendiğinde, derhal “ha, demek ki bu takvimde neler oluyor!” derler. Her bir ay, farklı bir dönemin, bir geçişin simgesidir. Ekonomi açısından da bu geçişler çok önemlidir.

Benim içinse, bu aylar sadece günlük hayatın işaretçileri değil. Her biri, hayatın küçük parçalarını anlatan birer satır gibi. Bir arkadaşımın doğum günü, bir iş değişikliği, bir tatil planı… Hepsi bir ayın içine yerleşiyor.

Sonuç: Aylar Sadece Bir Takvim Değil

Her bir ay, hayatın bir parçası ve aslında hepimizin içinde bir hikaye barındırıyor. “Ayların İngilizceleri nelerdir?” sorusu aslında, takvimin ötesinde, bir zaman yolculuğu gibi. Her ay, bir başka dünyaya açılan kapılar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet